Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Search in posts
Search in pages
Search in groups
Search in users
Search in forums
Filter by Categories
Akvaryum
Barınak Hastalığı
Genel
Hamster Bakımı
Hayvanlar ve Sağlığınız
İguana Bakımı
Irklar
Kanlı İshal
Kaplumbağa Bakımı
Kedi Bakımı
Kedi Eğitim
Kedi Ve Köpek Hastalıkları
Kedilerde Vücut Dili
Köpek Bakımı
Köpek Hastalıkları
Papağan Türleri
Sürüngenler
Tarantula Genel Bakımı
Tavşan Bakımı
Uncategorized
Muhabbet Kuşları Genel Bilgiler
Mart 26, 2016
0
er

Genel bilgiler, bakım , üreme, eğitim

Evde hayvan beslemeyi seven hayvan sever insanların en sık tercih ettiği hayvanlar arasında yer alan muhabbet kuşları, eve rahat uyum sağlaması, bakımının kolay olması, cana yakın hayvanlar olması sebebi ile daha fazla ilgi görür. Bazı muhabbet kuşlarının ise konuşma yeteneği vardır. Özellikle yalnız yaşayan kişiler, çocuklar muhabbet kuşlarına fazla ilgi gösterir. Yeni alınan muhabbet kuşunun ortama uyum sağlaması oldukça önemlidir. Çünkü ilk günlerde korkan, ürken hayvan yemek yemeyecektir.

Yeni Alınan Muhabbet Kuşu Nasıl Alıştırılır?

Kendi boyutlarında aldığınız özel kafese alışması için her türlü ihtiyacını karşılayabileceği suyu, yemi, oyuncakları eksiksiz yerleştirilmeli ve özellikle suyu her gün değiştirilmelidir. Çünkü sık değiştirilmeyen su kuşunuzun mikrop kapmasına sebep olabilir. İlk günlerde sessiz bir ortama yerleştirilmelidir. Yanına yaklaştığınızda ürkmemesi için sessiz konuşmalı ani hareketlerden kaçınmalısınız. Muhabbet kuşları, darıyı pek sever. Her gün bir tane olması koşulu ile ona darı vermeniz mutlu olmasını sağlayacaktır.

Muhabbet Kuşlarının Bakımı

Ev ortamında beslenen tüm hayvanlar gibi muhabbet kuşları da ilgi isteyen hayvanlardır. Onunla her gün en az yarım saat ilgilenmeniz gerekir. Konuşmak, sevdiği besinleri sunmak bir birinize çabuk alışmanızı sağlar. Haftada bir gün kafesini temizlemeli, kuşu belli aralıklar ile yıkamalısınız. Yine oyuncak ve besin tercihi konusunda tedbirli davranmak gerekir. Ucuz kuş besinleri yerine kaliteli markaların kuş esinlerinden almanız hayvanın çok daha sağlıklı beslenmesini sağlayacaktır.

Muhabbet Kuşlarının Eğitimi

Yeni alınan muhabbet kuşlarının önce ev ortamına alışması beklenmelidir. Onu karanlık bir ortama koymanız yobazlaşmasına sebep olur. Yine doğru eğitmek için kendi koltuğunuza yakın ve televizyondan uzak bir mekân belirlemeli, sizinle iletişime geçmesini sağlamalısınız. Muhabbet kuşları ödüllendirme sistemi ile eğitilen hayvanlardır. Ödül olarak ise en sevdiği besin olan darıyı kullanmanız mümkündür. Onunla her gün belli aralıklarla konuşmanız veya kitap okumanız onun sizinle iletişime geçmesini sağlar.

Muhabbet kuşlarının konuşma eğitimi; muhabbet kuşlarının konuşmaya başlaması için 2- aylık olması gerekir.

– Muhabbet kuşunun konuşmasını isteyen kişilerin her gün bıkmadan aynı kelimeyi defalarca tekrarlaması gerekir.
– Öğrenmesini istediğiniz kelimeyi baskılı veya coşkulu şekilde söyleyin. Bu şekilde daha rahat kavramasını sağlayabilirsiniz.
– Her zamankinden farklı sesler çıkartan muhabbet kuşunuz muhtemelen konuşmaya çalışıyordur. Onu dinlemeye gayret gösterin.

Muhabbet Kuşlarının Üremesi

9 aylık olan ve çift halinde kafese yerleştirilen muhabbet kuşları, yılda birkaç defa kuluçkaya yatabilir. Her bir üremede 6 yumurta veren kuşlar, 19 günün sonunda yavrularını yumurtlama süresine göre tek tek yumurtadan çıkartır. Bu süre içinde kafese yaklaşmamak gerekir. Yine yumurtalara ellemek, kuşun sinirlenmesini sağlayacaktır. Muhabbet kuşu yavruları ilk çıktığında annelerinden aldığı kursak sütü ile beslenir. Bu süre içinde ortamın sıcak olması oldukça önemlidir. Soğuk ortamda yumurtadan çıkan yavrular uzun süre yaşayamaz.

Kakadu Papağanı Hakkında Genel Bilgiler
Mart 17, 2016
0
kakadu

Kakadu Papağanı

En konuşkan papağan türleri arasında yer alan Kakadu papağanı, gelişmiş taklit yeteneği ile tanınır. Konuşmaya başladıktan sonra çevreden duyduğu seslerin tıpkısını çıkartacaktır. Kedi miyavlamasını, köpek havlamasını hatta bebeğin ağlama sesini, bire bir çıkartan bir türdür. Bu sebeple de evde beslemek için tercih edilen türler arasında yer alır. Oldukça uzun ömürlü olan bu hayvan, yaklaşık olarak 40-90 yıl yaşamaktadır. Sülfür Kakadu, Goffin Kakadu, Beyaz Kakadu gibi birçok türleri vardır. Konuşma seviyesi orta olarak değerlendirilen bu türler, çabuk evcilleştirilme özelliğine sahiptir. 26 değişik türde olan bu hayvanlar, 32-40 cm arasında boya ulaşabilmektedir. Gösterişli kafa yapıları sayesinde şık bir görüntüleri vardır. Genellikle beyaz cinsten olurlar fakat bunun yanında kırmızı, gri, siyah karışık renkli cinsleri mevcuttur. Hatta mavi renk Kakadu Papağanı bulunmaktadır. Ülkemize getirilen ve satışa sunulan cinsler arasında yer alır.

Kakadu Papağanı Beslenmesi

Evde beslemek için en uygun papağan türleri arasında yer alan Kakadu papağanı, ses seviyesi oldukça yüksek olan ve fazla bağıran türler arasında yer alır. Bu sebeple ilk alındığı anda iyi eğitilmesi gereken hayvanlardır. Çabuk evcilleşen bu tür, fazla merakı ve oyuncu yeteneği ile bilinir. Kakadu papağanı genellikle sulu meyveler ile beslenir. Dut, çilek, üzüm gibi besinler doğal ortamında yaşayan Kakadu papağanının tercihidir. Bu sebeple evde beslenmesi için yine bu meyvelerin ağırlıklı olarak verilmesi, yanında ise çekirdek türü besinler verilmesi gerekir. Ahşapları kemirme özellikleri vardır. Bulunduğu ortamdaki ahşap eşyaları kemirecektir.

Kakadu Papağanı Bakımı

Kakadu papağanı uzun yalnızlıktan hoşlanmayan ve sürekli meşguliyet arayan kuşlardır. Bu sebeple kafeslerine aşırı bol oyuncak yerleştirilmeli ve gün içerisinde uzun süre hayvan ile ilgilenilmelidir. Her gün 5 saat kadar kafes dışına çıkartılmalı ve eğitime veya oyuna alınmalıdır. İlgi gösterilmeyen Kakadu papağanı, sürekli bağıracak çevreyi rahatsız edecektir. Yine yalnız kalan hayvan bir süre sonra değişik davranışlar geliştirir. Kendine zarar verme, tüylerini yolma ve derisini kanatma ihtimali vardır. Kakadu papağanı besleyenlerin özellikle bahar aylarında dikkatli olması gerekir. Çünkü değişen hormonlar sebebi ile hayvanın değişik huylar geliştirmesi mümkündür. Isırılma ihtimaline karşı yüze fazla yaklaştırmamak gerekir. Fakat iyi eğitildiğinde genelde zararsız hayvanlar olarak bilinir.

Kakadu Papağanı Konuşma Yeteneği

Kakadu papağanları iyi eğitildiğinde birkaç kelime konuşabilen bir cinstir. Fakat sadece konuşma yeteneği arayanların Kakadu Papağanını tercih etmesi önerilmez. Kakaduların dans yetenekleri müthiştir. Ayrıca yalnız kalmayı bilmeyen ve aşırı şımartılan Kakadu papağanı, sahibine aşırı bağlanır. Hatta sahibine yaklaşan kişilere zarar vermesi muhtemeldir. Çene yapıları oldukça güçlü olduğu için, kafesine mutlaka kemirebilecekleri ahşap eşyalar koymak gerekir. Aksi durumlarda evdeki tüm eşyaların kemirilmesi kaçınılmaz olacaktır. Papağan almak isteyen ama ilgilenecek vakti olmayan kişilerin Kakadu papağanı yerine daha uysal cinslere yönelmesi tavsiye edilir.

Yavru Köpek Tuvalet Eğitimi Bilgiler
Mart 9, 2016
0
kö

Yavru Köpek Tuvalet Eğitimi

Zamanla evin sevimli üyesi haline gelen yavru köpeğin, ilk eve geldiği anda eğitimine başlanmalıdır. Bazı köpek sahipleri, aldıkları yavru köpeğin önce ortama alışmasını ister. Oysa bu tutum, evdeki kuralların daha geç kavranmasını sağlayacaktır. Zaten köpekler ne kadar erken eğitilirse o kadar çabuk kavrayan hayvanlardır. Bir kez eğitilen köpek, hasta olmadığı sürece tuvalet ihtiyacını her zaman öğrendiği şekilde yapar. Köpeğe tuvalet eğitimi verilirken ilk olarak onun kendi güvenli bölgesi oluşturulmalıdır. Yine petshoplarda satılan köpek pedleri, tuvalet eğitimi konusunda size faydalı olacaktır. Yavru köpekler genellikle her 2 saatte bir tuvalet ihtiyacı duyar. Tuvaleti gelen köpek ise bazı sinyaller gönderir. Yani hareketlerinde bazı değişiklikler olur. Köpeğini tanıyan köpek sahibi ise tuvaleti gelen köpeği hemen hisseder.

Yavru Köpekler İçin Güvenli Bölge

Evin bir kenarına yerleştirilen büyük bir kafes, güvenli bölge olarak düzenlenebilir. Fakat bu kafesin köpeğin ebatlarından büyük olması ve büyüdüğü zamanda rahtlıkla kafese sığması oldukça önemlidir. Güvenli bölge köpeğinizin her türlü ihtiyaçlarını karşılayabileceği evi olacaktır. Köpek eve geldiği anda, güvenli bölgesi ile tanıştırılmalı ve orayı kendi yuvası olarak benimsemelidir. Güvenli bölgeye yerleştirilen yemeği, oyuncakları, suyu onun siz evde yokken kendi mekânında rahat etmesini sağlayacaktır.

Güvenli Bölgeye Yerleştirilen Köpek Pedleri

Yavru köpek eve geldiği anda karşısında bulduğu güvenli bölgeye köpek pedi ile kaplamak, onun kafesinin temiz kalmasını sağlar. Köpekler, yemek yediği ve uyuduğu mekânda tuvalet yapmayan hayvanlardır. İçgüdüsel olarak gelişen bu durum, zamanla tuvalet ihtiyacı için dışarı çıkmak istemesine hatta tuvaletinin geldiğini belli etmesine kadar gidecektir. Fakat yavru köpeklerin tuvalet eğitimi bir süre zorlanmanıza sebep olur. İlk günlerde pedlerin her kirlenişinde değiştirilmesi gerekir. Bu arada köpek belli aralıklar ile sokağa çıkartılmalı ve tuvaletini yapana kadar gezdirilmelidir.

Pedlerin yiyecek Alanına Yakın Olanları Yavaşça Eksiltin

Yavru köpek, eve geldikten 3-4 gün sonra, güvenli bölgedeki pedlerin azaltılması gerekir. Köpeğin yemek yediği bölgedeki pedlerden başlanarak, pedlerin her birkaç günde bir tane azaltılması önemlidir. Böylece yavru köpeğe tuvalet ihtiyacını, yiyecek bölgesi dışında yani daha uzakta karşılaması öğretilecektir.

Köpeği Gezdirirken Kirli Pedlerden Birini Yanınıza Alın

Yavru köpekler, ilk günlerde dışarı çıktığında tuvaletini yapmak istemez. Yani ortamı yabancılar ve ne yapması gerektiğini bilemez. Sokakta uygun bir yere, kirli pedini sermeniz ise ona bazı sinyaller gönderecektir. Kendi pedine tuvaletini yaparken, şifreli kelimeler kullanabilirsiniz. Böylece pedi bırakma zamanı geldiğinde zorlanmamanız mümkün olur. Her gün belli saatlerde çıkılan gezmeler, köpeğin tuvalet alışkanlığının rutine bağlanmasını sağlar. İlk günlerde bazı ufak kazaların yaşanması kaçınılmazdır. Fakat köpekler kısa süre içinde kavrayan oldukça akıllı hayvanlar olarak, uzun süre sizi zorlamaz. Bir kez alıştıktan sonra ise hastalık dışında tuvalet kaçırma görülmez.

Amazon Papağanı Hakkında Genel Bilgiler
Mart 1, 2016
0
am

Amazon Papağanı Genel Özellikleri

Amazon papağanının, bilinen yaklaşık 28 türü vardır. Bu sebeple de en geniş papağan ırkı olarak tanınır. Meksika, Amerika, Uruguay ve Arjantin gibi pek çok bölgede yetişen bir cinstir. Konuşma kabiliyeti oldukça yüksek olduğu için ev ortamında tercih edilir. Renk çeşitliliğine sahiptir. Hem görsel olarak beğenildiği hem yetenekleri tanındığı için ülkemizde de yaygın beslenen türler arasında yer alır.  Çok iyi bir ev arkadaşı olabilen Amazon Papağanlarının, bazı cinsleri ve özellikleri şu şekilde sıralanabilir;

Sarı Alınlı Amazon Papağanı; taklitçi papağanlar olarak bilinir. Konuşma kabiliyetleri oldukça gelişmiştir. Bu sebeple en çok tercih edilen ve en değerli papağan türüdür. Gırtlak yapıları zayıf olduğu için, çabuk hastalanan bu tür, güzel bakıldığında 80-100 yıl yaşayabilir. Genellikle yeşil sebzeler ve meyveler aralıklı olarak verilebilir. Fakat genel beslenmesi özel papağan yemleri ile yapılmalıdır. Sarı Alınlı Amazon Papağanı, ilgi isteyen ve ilgilenildiği zaman çok çabuk ortama uyum sağlayan bir cinstir.

Turuncu Kanatlı Amazon Papağanı; konuşma yeteneği gelişmiş ve oldukça uyumlu hayvanlardır. Diğer Amazon Papağanı türlerine göre, daha sessiz ve sakin yapıları vardır. Bu sebeple evde beslemek için daha çok tercih edilir. Tüm dünyada en çok üretimi yapılan bu tür diğer Amazon Papağanlarına göre daha küçük cüsseye sahiptir. Taklit yetenekleri gelişmiş hayvanlar olarak bilinir. Yeşil yapraklı sebzeler, meyveler ve papağan yemi ile beslenir.

Sarı Başlı Amazon Papağanı; yine diğer türler gibi konuşma kabiliyeti yüksektir. Fakat çiftleşme dönemi geldiğinde, bir hayli hırçınlaşan hayvanlardır. Bu sebeple bu dönemde dikkatli olmak gerekir. Beslenme yeşil yapraklı sebzeler ve meyveler ile karışık verilen papağan yemi ile yapılmalıdır.

Tukamon Amazon Papağanı; diğer Amazon türleri gibi, konuşma kabiliyetleri gelişmiş bir tür olarak bilinir. Doğal ortamları Arjantin ve Bolivya’dır. Ülkemizde de satışı fazla yapılan türler arasında yer alır. İlgi isteyen ve uygun ortama, rahatlıkla uyum sağlayan bir cinstir.

Sarı Enseli Amazon Papağanı; kendi cinsleri arasında en kolay uyum sağlayan ve en çabuk konuşan cinstir. Bu sebeple fiyatı oldukça pahalıdır. Çiftleşme döneminde agresif hareketleri ve yüksek sesli bağırışları mevcuttur. Bu durum ise negatif tek özelliği olarak bilinir. İlgi gösterilen Sarı Enseli Amazon papağanı, çok çabuk konuşur. Kelime haznesi ise oldukça geniştir.

Amazon Papağanının Üremesi

Amazon papağanlarının üreme mevsimi yetiştirilen ortama göre farklılık gösterir. 1-5 arası yumurta veren dişi Amazon papağanı, yumurtaların üzerine otururken erke ise yuvayı koruyacaktır. Kuluçka dönemi, 25-28 gündür. Yumurtadan çıkan yavrular ise 3 hafta sonra kafes ortamında hafifçe uçmaya başlar. Tüylerinin oluşması 2 ay kadar sürecektir. Bu sürenin sonunda yuvadan uçmaya başlayan yavrular, kendi besinlerini edinmeyi öğrenir. Yavru Amazon Papağanının, yetişkin olup cinsel erginliğini kazanması ise 5-6 yaşlarına denk gelir.

Kedilerde Tüy Dökülmesi
Şubat 24, 2016
0
der

Kedi Tüyleri

Evde beslenen hayvanlar özellikle çocukların sevgilisidir. İyi birer dost ve yoldaştır. Karşılıksız sevgileri ile ailenin her ferdi tarafından sevilirler. Fakat evde hayvan beslemenin bir takım sorumlulukları vardır. Her gün düzenli olarak bakımını yapmak, karnını doyurmak en önemlisi de evde yalnız bırakamamak. Ayrıca ev hayvanlarının, haftalık bakımları banyolar da ihmal edilmemelidir. Evde bakılan hayvanlar arasında, en çok tercih edilen hayvan ise kedilerdir. Kedi uysal yapısı sayesinde, gönüller fetheder fakat eve dökülen tüyleri, özellikle çocuklar için büyük tehlikedir. Kedi tüyü astım hastalığını tetikler.

Kediler Neden Aşırı Tüy Döker?

Tüyü bulunan her hayvan, tıpkı insanlarda görülen saç dökülmesi gibi tüy döker. Normal oranda dökülen tüyler, evcil hayvan besleyen kişiler tarafından kabul görse de aşırı tüy döken hayvanlar, hem ev ortamının hem hayvan sahibinin aşırı kıllanmasına sebep olur. Kedilerde bazı dönemlerde artan tüy dökülmesinin, bazı sebepleri vardır.

– İnsanların kullandığı şampuanlar ile kedileri yıkamak

– Normalden az veya sık aralıklar ile kedileri yıkamak

– Mevsim geçişleri veya hayvanın büyüme dönemi

– Sık veya seyrek aralıklar ile kedileri beslemek

– Kalitesiz yem vermek

– Kedilerin gebeliği veya çiftleşme döneminde

– Tek bir gıdaya ağırlık vererek kedi beslemek

– Kedilerde görülen deri hastalıkları, parazitler ve kurtlar

Kedi Tüyünü Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

1- Kedilerin aşırı tüy dökmesinin en belirgin sebebi, yanlış beslemedir. Bu sebeple verilen gıdaların doğru seçilmesi ve besleme saatlerinin doğru ayarlanması gerekir. Marketlerde satılan kedi mamaları yerine kuru halde satılan kedi mamalarından kullanmak ve bu mamaların taze olmasına dikkat etmek gerekir. Yine düzenli aralıklarla kedi vitamini kullanmak, tüylerin çok daha güçlü ve parlak görünmesini sağlayacaktır.

2- Kediler genellikle evde yaşasa da bazen vücudunda çeşitli parazitler olacaktır. Bu sebeple sık aralıklar ile parazit temizliğinin yapılması veya yaptırılması gerekir.

3- Kediler, kendi temizliğini kendileri yapan hayvanlardır. Bu sebeple çok sık aralıklar ile kedileri yıkamak, derisinin zarar görmesine yol açar. Yine yıkarken kediler için üretilen şampuanlardan kullanmak faydalı olacaktır. Her gün fırçalamak ve ölü tüyleri deriden çıkartmak ise yeni tüylerin daha sağlıklı olmasını sağlar.

4- Evinde kedi besleyenlerin kedi tüylerini kolay temizlemek için üretilen fırçalardan edinmesi gerekir.

5- Kedilerin tüyleri arasında çıkan kistlerde, tüylerin aşırı dökülmesine sebep olmaktadır. Bu kistleri ortadan kaldırmak amacı ile veterinerler tarafından verilen aşılardan kedilere her üç ayda bir vurdurmak gerekir.

Kedilerin Tüy Dökmesini Engellemek İçin B Vitamini Takviyesi

B vitamini eksikliği, kedilerde aşırı tüy dökmeye sebep olur. Bu sebeple veterinerlerde 10 gün ara ile B vitamini yönünden zengin bir besin olan yumurtanın haşlanmış olarak kedilere yedirilmesini tavsiye etmektedir. Fakat tam yumurta kedi için fazla gelecektir. Bu sebeple yarım yumurta yeterli olur.

Afrika Gri Papağanı Genel Bilgiler
Şubat 22, 2016
0
gri

Afrika Gri Papağanı

Konuşma yeteneği en gelişmiş olan Gri papağan, tüm dünyada en çok satışı yapılan cins olarak bilinir. Doğal ortamları Orta Afrika bölgesidir. Oldukça sadık sevimli ve uyumlu olan bu hayvanlar, ev ortamına rahatlıkla uyum sağlama kabiliyetine sahiptir. İyi eğitildiğinde kelime haznesi 1000 kelimeye kadar çıkabilmektedir. Yine sorulan sorulara anlamlı cevaplar verme kabiliyetine sahiptirler. Küçük yaşlarda ev ortamına alınan Gri Papağanların aile fertleri arasına karışması mümkündür. Cinsiyetlerini anlamak için en başarılı sonuç bilimsel yöntemlerden alınabilir. Ortalama boyutları yetişkinlerde 28-30 cm kadar olacaktır. Yine ömürleri oldukça uzun olan hayvanlardır. 80-100 yıl yaşayan Gri Papağanlar vardır. Fakat eve alınan tüm hayvanlar gibi ilgi ve alaka yaşam sürelerinde ve gelişimlerinde oldukça etkilidir.

Afrika Gri Papağanının Konuşması

Konuşma kabiliyeti bir hayli gelişmiş olan bu hayvanlar, sahibinin her kelimesini ses tonu ile birlikte çıkartabilen hayvanlardır. Yani taklit kabiliyetleri müthiştir. Yeni alınan Gri Papağanın ilk olarak ev ortamına uyum sağlaması beklenmelidir. İlk birkaç haftanın ardından ise hayvanın aile fertlerine alışması beklemeli ve yavaşça elden beslemeye gayret gösterilmelidir. Konuşturmak için kısa kelimeler seçilip, sürekli aynı sesleri çıkartarak, hayvanın ezberlemesini sabırla beklenmelidir. Konuşma kabiliyeti ile bilinen bu kuşların hemen bir hafta içinde konuşmaya başlaması mümkün değildir. Zamanla ve sabırla yaklaşılan Gri Papağan kısa süre içinde kendiliğinden konuşacaktır. Piyasada dolaşan bazı dedikodular, Gri Papağanın dilini kesince konuşur yönündedir. Fakat tamamen asılsız olan bu iddialar sadece hayvanın canını yakmanıza sebep olur. Konuşma süresini etkilemez.

Afrika Gri Papağanının Bakım Ve Beslenmesi

Gri Papağanın Beslenmesi; Kendi doğal ortamlarında meyve ağaçlarından beslenen Gri Papağanların ev ortamında birçok değişik gıda ile beslenmesi mümkündür. Katı yumurta, ekmek kırıntıları, mısır, çekirdek, haşlanmış patates, arpa, buğday, pirinç ve fındık severek tükettiği besinler arasında yer alır. Bunların dışında sık olmaması koşulu ile yıkanmış marul verilebilir. Fakat maydanoz vermek ishal olmasına sebep olacaktır. Yine hazır satılan kaliteli papağan yemlerinden vermek, daha kısa süre içinde gelişmesini sağlar.

Gri Papağanın Bakımı; ilgi isteyen cinsler arasında yer alır. Ortama çabuk alışma kabiliyeti vardır. Kafesi, ışık alan, cereyan sız ortama yerleştirilmelidir. Ortamının geniş ve temiz olması gerekir. Çabuk mikrop kapabilen hayvanlardır. Yine oyuncakları tahta içermemelidir.

Afrika Gri Papağanının Üremesi

Afrika Gri papağanının üreyebilmesi için alırken sağlıklı hayvanların seçilmesi oldukça önemlidir. Tüyleri canlı, hareket kabiliyeti yerinde ve gözleri açık hayvanlardan seçmek gerekir. Çiftler halinde alınan Afrika Gri papağanının çiftleşme dönemi Eylül- Temmuz aylarıdır. Genellikle 4-5 yumurta verirler. Kuluçkaya yatan hayvanın ortam sıcaklığı ise oldukça yüksek olmalıdır. Yumurtadan ilk olarak tüysüz çıkan Afrika Gri papağanları,  10 gün içerisinde canlanıp tüylenmeye başlayacaktır. İlk 1-2 ayın sonunda ise güçlenerek, katı gıdalardan tatmaya başlar.

Hayvan Sever Ve Hayvan Severlik Hakkında Genel Bilgi
Şubat 19, 2016
0
ws

 

Hayvanları sevmeyen, insanları sevemez derler. Bu oldukça doğru bir değerlendirme olarak dikkat çeker. Ülkemizde ve tüm dünyada, hayvanlara oldukça yobaz davranan hatta onlara işkence yapan binlerce insan mevcuttur. Oysa hayvanlarında, bir canlı olduğu unutulmamalıdır. Konuşamayan ve kendini ifade edemeyen hayvanlarında, tıpkı insanlar gibi acı çektiği düşünülmeli ve hayvanlara da en az insanlar kadar kibar davranılmamalıdır. Burada en büyük görev ise evinde havyan besleyen ailelere düşer. Çünkü sadece heves olarak alınan ve birkaç gün içinde bırakılarak yalnızlığa terk edilen hayvanlar, kafeste tıpkı insanlar gibi depresyona girecek belki de ölecektir.

Hayvan Beslemek Ne Kazandırır?

Ev ortamında hayvan beslemek, çocukların gençlerin ve yalnız yaşayan yaşlıların tercihidir. Evde beslenen hayvan, size yalnızlığınızı unutturur. Yine gençlere sevgiyi ve ilgiyi, çocuklara ise sorumluluk almayı benimsetecektir. Her gün belli saatlerde yemini vermek, tuvalet ihtiyaçlarını gidermek, onun size karşılıksız müthiş bir sevgi beslemesini sağlar. Hatta artık tüm dünyası sahibi olacak, onunla mutlu olacak, onunla üzülecektir. Eve girdiğiniz anda kucağınıza atlayacak, itseniz dahi yanınızdan ayrılmayacaktır. Bu müthiş sevgiyi tatmak isteyenlerin kedi, köpek, kuş, balık veya sevdiği değişik bir hayvan edinmesi gerekir.

Evcil Hayvanlarda Nelere Dikkat Edilmelidir?

Evcil hayvan edinirken, hayvanın yaşı, ne kadar gelişebileceği, üremesi, besin ihtiyacı, sokak ortamına çıkma sıklığı, gibi ayrıntılara dikkat etmek gerekir. Çünkü her hayvanın ihtiyaçları ve açıkçası masrafları, farklılık gösterecektir. Eve aldığı hayvanın ihtiyaçlarını karşılayamayan kişi bir süre sonra hayvanı başka birine vermek ister. Oysa hayvanlar, ilk alıştığı sahibini uzun yıllar unutmayan canlılardır. Bu sebeple evcil hayvan aldıktan sonra vazgeçmek yerine almadan araştırmak daha adaletli olacak, hayvanın hayal kırıklığı yaşamasını önleyecektir. Yine ev ortamına alınan hayvanların, üremesinde bazı sorunlar yaşanabilir. Bazı hayvanlar tek seferde çok fazla yavru dünyaya getirir. Hayvan sahibinin tüm yavrulara bakması ise imkânsızdır. Bu sebeple evcil hayvanların belli şartlarda kısırlaştırılması gerekir. Uzman bir veterinerin yaptığı bu işlem, ise ilk günlerde biraz acı verse de evcil hayvanınızın ileriki yıllarda daha sakin olmasını sağlar.

Evde Hangi Hayvanlar Beslenebilir?

Ev ortamında beslenen hayvanlar çok çeşitlidir. Küçük çocuklar, daha çok kedi ve köpek gibi hayvanları sevse de yaşlıların tercihi ise bakımı daha kolay olan kuş cinsleri ve balıklardır. Yine kaplumbağa, hamster gibi hayvanların evde beslenmesi mümkündür. Kediler, köpekler ve hamsterler tek seferde çok fazla yavru veren ve sık üreyen hayvanlar olarak bilinir. Özellikle hamsterlerin, cinsel hayatı bir hayli aktiftir. Evde hamster besleyen kişilerin, her yıl onlarca yavru alması kaçınılmaz olacaktır.  Yani çift halinde aldığınız hamsterler, bir yılın sonunda kocaman bir takım oluşturur. Balıklar ise yalnızca profesyonel olarak çoğaltılabilen canlılardır. Evcil hayvan edinirken bu ayrıntılara dikkat etmek gerekir.

Sultan Papağanı Genel Bilgiler
Şubat 17, 2016
0
sultan

Papağan Türleri

Papağanlar parlak renkleri, kalın ve kıvrık gagaları, gürültücü yapılarıyla tanınan daha çok tropik bölgelerde bulunan ve 300’ü aşkın çeşidi olan bir kuş türüdür. Renklerinin güzelliği ve taklit yeteneklerinden dolayı birçok ülkeye dağılmış ve evlerde de beslenmektedir. Papağan türlerinin hepsi konuşamaz. Ancak papağan cinsleri arasında en iyi konuşan tür gri papağanlardır. Sert kabuklu yemişleri güçlü gagaları ile kolayca yerler. Bunun dışında meyve ve tomurcukla beslenirler. Kuyrukları bazılarında küt, bazılarında ise uzundur. Papağanların birçok türü gösterişli tepeliklere sahiptir. Bu kuşlar uçucu olmaktan ziyade tırmanıcı özellikleri ile bilinirler.

Sultan Papağanının Bakımı

Bütün hayvanların bakımında olduğu gibi sultan papağanı bakımı da sevgi ve ilgi isteyen bir iştir. Öncelikle bu kuş türü soğuk havaya dayanıklı olmadığı için, bulunduğu ortamın sıcaklığı 15 derecenin altında olmamalıdır. Bulundukları kafesin içinde tahta bir tünek ve bu tüneğin üzerine kakalarını yapmalarına engel olacak bir düzenek hazırlanmalıdır. Kafesin düzenli olarak temizlenmesi, papağanınızı hastalıklardan uzak tutacaktır. Sultan papağanının tırnak ya da gagalarını kesmenize gerek yoktur, kendileri bu işi halledebilirler. Yaşam süreleri genellikle 20-30 yıl arasında olmasına karşın, iyi bir bakımla bu süreyi uzatmak mümkündür.

Sultan Papağanının Beslenmesi

Papağan türleri arasında en çok tercih edilenlerden biri Sultan Papağanıdır. Kökeni Avustralya’dır ve Hollanda üzerinden Türkiye’ye gelmiştir. Sultan papağanı özel bakım ve ilgiye gereksinim duyar. Kuşunuzu aldığınız andan itibaren ona göstereceğiniz ilgi ve sevgi ile orantılı olarak aranızdaki iletişim şekillenecektir. Sultan papağanı beslenmesinde çiğdem ve darı en çok bilinenlerdedir. Sert kabuklu yemişler dışında marul, salatalık ve lahana gibi sebzeler de yiyebilir.

Sultan Papağanının Eğitimi

Sultan papağanını evcilleştirmek istiyorsanız, kuşunuzu eve getirmeden önce yaşayacağı kafes ve ortamın hazır olmasına dikkat ediniz. Bu işi kuş kafeste iken yaptığınız taktirde papağanınızı ürkütürsünüz. İlk iletişim önemli olduğu için, mümkün olduğunca onu ürkütmemeye çalışmalısınız. Papağanınızın kafesinin bulunduğu yerin sizin de en fazla vaktinizin geçtiği yer olmasına özen gösterin. Sultan papağanını ilk 30 günlük süreçte asla kafesinden çıkarmayın. Bu süre zarfında sürekli olarak ona seslenin ve papağanınızla konuşmayı deneyin. Kafeste kaldığı süre boyunca sadece onu beslemek için el temasında bulunun. Bir süre sonra elinize gelmeye başlayacaktır. Elinize gelmeye başladığında papağanın evcilleşmesi için ilk aşama geçilmiş ve kafesinden çıkmaya hazır demektir.

Sultan Papağanının Sağlığı

Sağlıklı bir Sultan papağanı oldukça hareketli, iştahı yerinde 90-10 gram ağırlığında ve dik duruşludur. Gagası ve ayakları pürüzsüzdür. Kuşların tümü sadece ölüm belirtisi verir, öncesinde hasta olduklarını anlamak zordur.  Bu nedenle papağanınızdaki değişiklikleri ihmal etmeyiniz. Dışkısı sağlıklı olduğu dönemlerde ne çok katı ne de çok sıvıdır. Bir hafta boyunca çok sıvı ya da katı dışkılayan kuşunuzu mutlaka veterinere götürmelisiniz. Hareketlerindeki azalma da hastalık belirtisidir.

Kedilerde Kızgınlıklık Dönemi Nedir?
Şubat 15, 2016
0
ked

Kedilerde Kızgınlık Dönemi ( neler yapılması lazım)

Ev ortamında beslenen kediler iyi bir yoldaştır. Sakin yapısı sayesinde çocukların en büyük dostu olan kedilerin, her dönemde farklı ihtiyaçları olur.  Ayrıca bakımları sırasında türlü davranışlar sergilemesi de kaçınılmazdır. Kedilerde görülen kızgınlık dönemi de bu gelişimin bir parçası olarak ortaya çıkar. Cinsel olgunluğa erişen ve çiftleşme ihtiyacı duyan kedi, kızgınlık diye adlandırılan bu dönemde bazı belirtiler gösterir.

Kediler Hangi Yaşlarda Kızgınlık Dönemine Girer?

Kedilerin cinsine, dünyaya geldiği mevsime göre kızgınlık dönemi değişiklik gösterir. Yine kedilerin cinsiyeti de kızgınlık döneminde etkili olmaktadır. Genellikle dişi kedilerin; 4-12 aylık olduğunda, erkek kedilerin ise 10-12 aylık olduğunda kızgınlık belirtileri başlar. Ağırlığı 2,5 kilogram olan kedilerin kızgınlık dönemine girmesi mümkündür. Kış aylarında doğan kediler daha geç cinsel olgunluğa ererken, bahar aylarında doğan kedilerin 3 ay içerisinde cinsel olgunluğa erişmesi mümkündür. Güneş ışığı ve evdeki ışık, kedilerin kızgınlık döneminde etkili olacaktır. Bunun gibi kedi cinsleri arasında da kızışma süresi değişkenlik gösterecektir.

der

Kedilerde Kızgınlık Belirtileri

Kızgınlık belirtileri dişi ve erkek kedilerde farklılık gösterir.

Dişi kedilerde kızgınlık belirtileri; dişi kediler karın üzerinde sürünme, arka ayaklarını sürüyerek yürüme, sık idrar yapma, kuyruğuna dokunulduğunda kuyruğun yana çekilmesi, sahibine olan ilginin artması, değişik şekilde miyavlama hatta bağırma belirtileri gösterecektir. Dişi kedilerin kızgınlık süresi genellikle 1-3 hafta sürer. Bu dönemde çiftleşmeyen kedi, yılda 6-7 kez daha kızgınlık gösterebilir.

Erkek kedilerde kızgınlık belirtileri; siymek adı verilen sperm püskürtmek erkek kedilerin kızgınlık dönemine girdiğini belli eder. Fakat bu dönemde kokulu ve sık idrar görülmesi mümkündür.

Kedilerde Kızgınlık Nasıl Atlatılır?

Kızgınlık dönemine giren kedi, bulduğu her boşluktan dışarı kaçmak ve çiftleşmek ister. Bu sebeple tuvalet, banyo camlarından veya balkonlardan atlayarak kaçan kedi sayısı oldukça fazladır. Evden kaçan kedi bir süre sonra tekrar döner fakat muhtemelen artık gebedir. Bu sebeple kedi sahiplerini oldukça zora sokan bir durum olan kızgınlık döneminin atlatılması için önlem almak gerekir. Kedilerde kızgınlık dönemini atlatmak için, genellikle doğum kontrol hapları kullanılır. Fakat bu hapların her seferde kullanılması bazı hastalıkların oluşmasına sebep olur. Kemik iliğine zarar veren bu hastalıklar, genellikle kullanılan doğum kontrol haplarının yan etkisi olarak ortaya çıkacaktır. Bu sebeple tüm hayvanlarda olduğu gibi kediler için de en fazla önerilen kısırlık operasyonlarıdır. Ovariohysterectomy adı verilen bu operasyonun oldukça steril bir ortamda yapılması gerekir.

Kedileri kısırlaştırmanın yararları; birçok kedi sahibi kısırlaştırma işlemine duygusal yaklaşarak, karşı çıkar. Fakat yeni yavruların dünyaya gelmesi, onlara rahat edebilecekleri yeni ortamlar ayarlanması oldukça zordur. Bu sebeple kedilerin kısırlaştırılması en kesin ve güvenli çözüm olacaktır. Ayrıca her doğumda yıpranan kedinin hayatı bir miktar daha kısalır. Kısırlaştırılan kediler ise daha uzun ve sağlıklı olarak hayatına devam eder. Hatta işlem sonrasında daha sakin ve uzun ömürlü olacaktır.

Bilmediğiniz 6 Gerçek.
Aralık 19, 2015
0
kediler ve köpekler-hayvankolik