Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Search in posts
Search in pages
Search in groups
Search in users
Search in forums
Filter by Categories
Akvaryum
Barınak Hastalığı
Genel
Hamster Bakımı
Hayvanlar ve Sağlığınız
İguana Bakımı
Irklar
Kanlı İshal
Kaplumbağa Bakımı
Kedi Bakımı
Kedi Eğitim
Kedi Ve Köpek Hastalıkları
Kedilerde Vücut Dili
Köpek Bakımı
Köpek Hastalıkları
Papağan Türleri
Sürüngenler
Tarantula Genel Bakımı
Tavşan Bakımı
Uncategorized
Kedi Paraziti Nedir
hayvankolik-kedi parazit

Kedi Paraziti Nedir?

Biz insanlar nasıl ki bulaşıcı hastalıklara yakalanabiliyoruz ve istemeden de olsa bir başkasına bulaştırabiliyoruz ya da bir başkasına bulaşmış olan hastalık bize geçiyor hayvan dostlarımız için de bu durum böyledir. Kediler ve köpekler çok kolay bir şekilde bulaşıcı hastalıklara yakalanabilirler. Özellikle kediler ve köpekler için geliştirilmiş olan aşılar vardır. Bu aşılar onları salgınlardan, hastalıklardan ve bulaşıcı olan hastalıklardan korumaktadır. Bir kedi için düşünecek olursak kediler için karma aşı, Leukemia aşısı, kuduz aşısı ve parazit aşısıdır.

Kedi Parazit Aşısı Nedir?

Öncelikle bilinmesi gereken en önemli şey kedilerde iç ve dış parazitin olma durumudur. Hayvanlarda iç parazit olarak adlandırılan durum kedilerin iç organlarına yerleşmekte olan tenyalar, bağırsak kurtları, halkalı solucanlar için kullanılan bir terimdir.  Dış parazit ise; bit, pire ve kene gibi hayvanların etkisinde kalan kediler için kullanılmakta olan bir terimdir. Her iki durumun da kediler için son derece zararı vardır. İç parazit durumunda kedilerin iç organlarına yerleşen hayvanlar hem kedilerinizin yemiş olduğu besinlere ortak olurlar hem de kedinizin vücut direncini azaltarak günden güne hasta olmasına sebep olurlar.
İç Parazit Belirtileri?

Kedinizde iç parazit olduğundan şüphe ediyorsanız ya da bu durumu bilmiyorsanız o zaman kedilerinizin tüylerinin dökülüp dökülmediğine ve zayıflayıp zayıflamadığına bakmanız gerekmektedir. Bunların yanı sıra kedilerinizde anemiye ve çeşitli bağırsak hastalıklarına neden olabilecek iç parazit için aşılar yaptırıp önlem alabilirsiniz. İç parazit aşıları kedilerinizi iç parazitten tam anlamı ile korumaktadır. İç parazit aşıları 2 ya da 3 ayda bir yapılmalıdır. Aksi takdirde etkisini kaybeder. İç parazit aşıları kedilerin ensesine damlatılmaktadır. Yalayarak temizlenmesi sağlanır.

Dış Parazit Belirtileri Nelerdir?

Dış parazit belirtilerinden en önemlisi kedinizin sürekli kaşınıyor olması ve tüylerinin gün geçtikçe dökülüyor olmasıdır.

Dış Parazit Aşısı Nasıl Yapılır?

Kedilerinizi bit, pire ve kene gibi hayvanların etkisinden korumak istiyorsanız dış parazit aşısı yaptırmanız gerekmektedir. Dış parazit aşıları kene, bit ve pire gibi hayvanlara karşı 3 ay koruma sağlarken keneye karşı yalnızca 45 gün koruma sağlamaktadır. Tutmakta olduğunuz aşı takvimine aşı yaptırdığınız tarihleri doğru bir şekilde geçirirseniz takvim açısından herhangi bir sıkıntı yaşamazsınız.

Kedi Damlaları

Kediler için yapılmakta olan aşıların bazıları damla şeklinde olmaktadır ve kedilerin ensesine damlatılmaktadır. Ensesine damlatıldığı zaman kediler bunu yalayarak temizleyebilmektedir. Damlalar yalnızca aşı görevi görmez. Aynı zamanda kedilerinizin gözlerinde herhangi bir sağlık sorunu varsa bu sorunu ortadan kaldırmak için de kedi damlaları kullanabilirsiniz. Elbette bütün bunları yaparken bireysel kararlar vermemeniz gerekmektedir. Uzman veteriner hekiminiz ile görüşerek kendisinin önerileri doğrultusunda hareket etmelisiniz. Aksi takdirde yanlış bir şey yapabilir ve kedinize istemeden de olsa zarar verebilirsiniz. Aşıların ve damla bakımlarının tam yapılması kedinizin sağlığı için son derece önemli olacaktır.

Kedi Ve Köpeklerde Apse, İltihaplanma
hayvankolik - apse hastalığı

Kedi ve köpeklerde tıpkı insanlar gibi birçok farklı hastalık görülmektedir. Çünkü onlar da bizim gibi canlıdır ve aynı zamanda bünyeleri bazen bizden de zayıf olabilmektedir. Çünkü hayvanların kendi fizyolojik ve anatomik yapılarından kaynaklanan hastalıkları da vardır. Aynı zamanda hayvanlarda bizler gibi iltihaplı deri ve diş rahatsızlıkları da görülmektedir. Bu hastalıklar ise hayvanlarda apse hastalığıdır.

Apse hayvanlarda bazen dişlerde bazen de deride görülebilmektedir. Bizler bu yazımızda sizlerle hayvanlarda apsenin nedenlerini, belirtilerini, tedavi yöntemlerini ve alınılabilecek önlemleri paylaşacağız.

Apse irin olarak adlandırılan iltihaplı sıvının deri altında toplanması olarak tanımlanır ve kedi ve köpeklerde ısırık ve derin tırmık yaraları sonucunda oluşabildiği gibi küt travmalar sonucu deri altına sızan kanın veya bir kısmının derialtını mikrop üremeye elverişli hale getirmesi sonucunda oluşur. Derialtına giren mikrop çoğu zaman 2-4 günde ürer ve deride şişkinlik meydana getirir. Çoğunlukla enfeksiyonun giriş yolu deri tarafından onarıldığından mikrop derinin altında kolayca ürer ve kendine özgü belirtilerle hissedilir. Hayvanlarda bu rahatsızlık genellikle kısırlaştırılmamış kedi ve köpekler arasında görülmektedir. Çünkü bu kısırlaştırılmamış hayvanlar arasında çiftleşme dönemlerinde ısırılma, travma, hırçınlık, ve agresif davranışlar sonucu deride delinme, yırtılma ve morluklara rastlanabilir. Delme ve ısırık yaraları dışarıdan ufak görünse de daha derin olabilir ve kısa sürede iltihap oluşturabilir. Diğer yandan ısırılma en çok iltihap oluşturan yaralanma şeklidir. Eğer yara patlamamışsa deri gergindir ve kırmızı veya mor görünür patlamışsa apse kenara yayılır ve kötü bir koku yayar. Yanıklar da çoğunlukla hayvanlarda apseye neden olan yaralanma biçimleridir. Çoğu yanık apseyle sonuçlanır. Derideki yabancı cisimler de kesinlikle apseye dönüşebilecek türden yaralanmalardır. Kıymık, diken gibi yabancı cisimlerin batması sonucunda deride iltihap oluşabilir.

Bu tür yaralanmaların ve iltihabın belirtileri arasında şişkinlik, morluk, kızarıklık, deriye dokunulduğunda acıması ve hassasiyet, kötü koku, halsizlik 40 derece üstünde ateş, iştah kaybı, derinin su toplaması, yabancı cisimlerde kıymık vb. cisim bacakta veya patideyse topallama, pençe yalama, yabancı nesnenin çevresinde şişme bulunmaktadır.

Kedi ve köpeklerin dişinde de apse oluşabilir. Bazı apseler sadece röntgenle görülebildiği gibi bazıları ise dışarıdan belli olur veya göz çevresinde, çenede yara, akıntı gibi şekillerde belli olabilmektedir.

Dişte apsenin en açık belirtisi ağızdan gelen kötü koku ve hayvanınızın acı çektiğini yansıtan hareketlerdir. İnleme, inleyerek havlama gibi davranışlar da en net belirtiler arasındadır.

Bu tarz apseyle karşılaşılan durumlarla karşılaşıldığında ilk yapılması gereken şey hayvanı veterinere götürmektir. Diğer yandan yaralanmalara önlem olarak en iyi önlem hayvanlarımızı kısırlaştırmak, onları yanıklardan korumak için evde soba vs. cisimlerden uzak tutmak, yabancı cisimlerde cımbız veya iğneyi ya alkole batırarak steril ederek ya da ateşe tutarak cismi çıkarmak olabilir.

Not: Sadece genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel durumları ele almamaktadır. Profesyonel tıbbi destek almak için veterinerinizle görüşmelisiniz.

Diş Ve Diş Eti Sağlığında Bilinmesi Gerekenler…
hayvankolik- diş sağlığı

Minik dostlarımızın varlığı bizim için çok büyük bir önem taşır. Herkes beslediği köpeğe kendinden bir şeyler atfedip onu hayatının merkezine koyarak onu herkesten, her şeyden değerli görür. Sadece köpekler için değil, tüm hayvan sahipleri için durum böyledir.

Diş ve diş eti hastalığı kedi ve köpeklerin en yaygın hastalıklarının başında gelir. Tedavi edilmeyen diş ve diş eti hastalıkları ise;

Ağrı ve ağız içi enfeksiyona,
İleri seviyelerde diş kayıplarına
Ana organlarda hastalık gelişmesi riskine ve
Hayvanınızın hayat kalitesinin düşmesine sebep olabilir.

Periodontal Hastalıklar kedi ve köpekleriniz için en çok karşılaşılan hastalıktır. Dişleri üzerinde şekillenen tartar ve plaklar çok miktarda bakteri içerirler. Dişler üzerine yerleşen bakteriler dişlerin kemik bağlantılarının kaybolmasına, diş eti ve peridontal ligamentlerin hasarına sebep olurlar. Bu bağlantıların yok olması ise diş eti ile dişler arasında bir boşluk oluşmasına sebep olduğundan köpeğinizin dişlerinin ayrık olmasına sebep olacaktır. Bu bölgeye de periodontal paket denir. Bu bölgede çoğalan bakteriler kötü ağız kokusuna sebep olurlar.

Diş etlerinde kızarıklık, dişler üzerinde kahverengi tartarların oluşması, diş eti kanaması, diş etlerinin çekilmesi, dişlerin düşmesi, diş köklerinin ortaya çıkması vb. durumlar periodontal hastalık belirtileridir.

Periodontal hastalıklar tedavi edilmezlerse bağlantıların daha fazla yok olmasına, diş etleri altında ise kronik enfeksiyon oluşmasına neden olurlar. Periodontal hastalıklar ağrı ve acıya da neden olurlar. Ağrı hayvan sahibi tarafından çok fark edilmese de oldukça ağır olabilir. Bir diş ve diş eti hastalığı olan Periodontal hastalıkların tedavisi çoğunlukla genel anestezi gerektirir. Anestezi uygulanmadan önce gerekli olan hastaların kan tahlilleri ve diğer muayeneleri yapılır, diş köklerinin daha iyi incelenebilmesi için röntgen istenir. Tedavi seçenekleri problemin derecesine göre değiştiğine göre; Rutin diş taşı temizleme, cerrahi ve medikal seçenekler ve bazen dişlerin çekilmesi gibi seçenekleri içerebilir.

Periodontal hastalıkları engellemenin en önemli yolu ağız bakımına dikkat etmektir.

Forl (Feline Odontoblastic Resprotive lezyon) Kedilerde en çok görülen diş hastalığıdır. Ev kedilerinin % 75 ‘ inde görülmekle birlikte asıl problemin sebebi tam olarak bilinmez. Odontoklost hücrelerin kalsiyumu dişlerden uzaklaştırması sonucu şekillenen bir hastalıktır. Dişler kökten uca doğru erimeye ve ufalanmaya başlar.

Uygulanabilecek tek tedavi yöntemi ise maalesef hastalıklı olan dişin çekilmesidir. Çoğu Forllu kedi bu hastalığı hissetmezken, bazı kedilerde çok ağrı ve acıya neden olabilir. Forllu bazı kedilerde yemek yerken gıcırtı sesi bile duyulabilir. Forl hastalığının teşhisi genellikle anestezi altındaki kedide yapılacak olan röntgen incelemesi ve diş yüzeyinin bir prob aracılığıyla muayenesi sonrası gerçekleştirilir. Eğer bir kedideki bir dişte Forl başladıysa zaman ilerledikçe diğer dişlerde de görülmeye başlanır.

Bu yüzden hayvanlarımızın rutin kontrollerine dikkat etmekte yarar vardır.

Not: Sadece genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel durumları ele almamaktadır. Profesyonel tıbbi destek almak için veterinerinizle görüşmelisiniz.